4/8/2008 - bir duman yükseliyor

Bir duman yükseliyor gökyüzüne,bilizmezlik kadar sonsuz,cehaletten daha kara,sessiz bir çığlık oluyor hasret,sende olan derman tükenmekte,barış güvercinleri prangalara vurulmuş,eli kelepçeli yanmakta Nesimi… Bir duman,anlarsın ateşten çıkmadığını kinle,nefretle büyüyüp insanlığı sardığını;denizler suskun bakışlar çaresiz,yıllar yılı uzakta,dünden daha yakın çileleri,güneş olmuş yakıyor Madımak oteli,Kerbela’dan farksız Sivas ili;Yezid’in ruhu kalabalığa karışmış,gülmekte kalabalık arasından piri astıran Hızır Paşa. Akarsu’yum yansamda,kül olup savrulsamda, Bazı bazı gülsemde yine gönlüm hoş değil. Akarsu yanmakta , küllere karışıp; Kızılırmak kadar sessiz,Fırat kadar coşkun,Dicle’den derin bir ömürken yolu kesilmiş;türküler semahlar yanmakta,yakılmakta kıyılmakta canlar , hangi kutsal kitapta yazıyorsa Allah diye el açanlar;hak diye semah dönenlere taş atıp, kurşun sıkmakta.Oysa öğütlememiş miydi Hacı Bektaş-ı Veli incitmemeyi,söylememişti sanki Yunus bir olmanın,kan dökmemenin iyiliğini. Kızıldağ dan kan akmakta, Tecer sessiz , Yıldız yaylası duman bürünmüş , keder sarmakta , Timur’un yaktığı yerler , döktüğü kanlar bu acıya direnmekte,direnmekte gökyüzü nefretle dolmamak için ,bir baykuş dolanmakta vicdandan yoksun , ocaklar sönmekte yanan ateşin kininden… Umut var imkansızlığın haykırışında,sevgi var,dostluk var;korkuya,kine nefrete yer yok Madımak’ta,kendilerinden çok gözü dönmüş güruhu düşünmekte bazıları;nasıl bu kadar alçalanabileceğini ,insanlığın nasıl bitirildiğini ; Hasret bağlama çalmakta Koçgiri yaylasını hayal edip, Pir Sultan’a sitem salmakta , semah dönülmekte alevlerin üstünde …35 can ,35 gül solmakta 37 insan ömürlerinden koparılmakta… Ve içimizde hala nefrete yer yok,semahta avuçlar kardeşliğe açılmakta,incindik ama incitmedik,taşlara güllerle karşılık vermesini bildik,35 cana saygıyla…
|