K sını bilmem ama PSS psikolojik savaş sanatının açılımı olsa gerek...2006 da girmiştim bu sınava ilk kez sonu. 88.5 gibi kötü sayılmayacak bir puandı...bu sene tekrar denedim 91.3 ü layık görmüş osym bana 1 milyon üçyüz küsür bin kişi içindense 3168.olmuştum...%o25 e tekabül eden bir durumdu oda...fakat eksik birşeyler vardı sanki umut yoktu mesela... insanların sayısal loto kazanacakmış gibi beklemeleride bu nedendi belkide , ihtimal azlığı...bir de neden memur olmaktı kız bile vermezlermiş halbuki eskiden;şimdide kız almaya cesaret edebilecek maaşları yoktu zaten... biraz bürokrasi kazanır biraz iktidar ezilenlere ise sinir harbi kalır...
Bilmem ki ben , Hatta bilemem çoğu zaman, Algılarını kaybetmiş,melankolik başım Sarhoş gövdem,titreyen ellerim, Anlayamaz hatta; Acıyla doldurduğun yüreğim, Geçen günlerim, Aşkın peşinden çıplak ayaklarla koştuğum, Yorulmak,tükenmek bilmeyen umudum, Emeğim,ekmeğim Şehrin gürültüsü,illa insafsız hayatım, İki şişe şarap içen köşe başında ki adam… Anlamaz,anlayamaz…
Sahte bir gülücükle, Vicdanımı üstümden çıkarıp, Meta olarak baktığım, Bir tenhada seni hayal ederek öptüğüm, İlla ki sensiz doğan güneş, Sensiz kaybolan ay, Benim kadar kirlenmiş Haliç Senin yaratılışında mükemmellikle Aynı ışık huzmesinden süzülen Saçların kadar uzun hikayesi olan Gözlerin misali karanlık geceye sahip Ve de sen gibi yüreğini taş kesmiş, Sevgi yoksunu ; İstanbul …
Hayali cüzam olup sarmaktasın beni, Zehir dolu bir sarmaşık, Kan kırmızısı; Tatlı bir intikam duygusu, Duygusun sadece, Yok ama o kadar da var, Ölü doğmuş bir çocuksun belki, Adın aklıma kazınıp, Mezarın kalbime kazılmış… Bense senin dünyanda, Yaşayan bir ölüyüm Yerim cehennem olmuş, Seni sevmek günahından…
Bir duman yükseliyor gökyüzüne,bilizmezlik kadar sonsuz,cehaletten daha kara,sessiz bir çığlık oluyor hasret,sende olan derman tükenmekte,barış güvercinleri prangalara vurulmuş,eli kelepçeli yanmakta Nesimi…
Bir duman,anlarsın ateşten çıkmadığını kinle,nefretle büyüyüp insanlığı sardığını;denizler suskun bakışlar çaresiz,yıllar yılı uzakta,dünden daha yakın çileleri,güneş olmuş yakıyor Madımak oteli,Kerbela’dan farksız Sivas ili;Yezid’in ruhu kalabalığa karışmış,gülmekte kalabalık arasından piri astıran Hızır Paşa.
Akarsu’yum yansamda,kül olup savrulsamda,
Bazı bazı gülsemde yine gönlüm hoş değil.
Akarsu yanmakta , küllere karışıp; Kızılırmak kadar sessiz,Fırat kadar coşkun,Dicle’den derin bir ömürken yolu kesilmiş;türküler semahlar yanmakta,yakılmakta kıyılmakta canlar , hangi kutsal kitapta yazıyorsa Allah diye el açanlar;hak diye semah dönenlere taş atıp, kurşun sıkmakta.Oysa öğütlememiş miydi Hacı Bektaş-ı Veli incitmemeyi,söylememişti sanki Yunus bir olmanın,kan dökmemenin iyiliğini.
Kızıldağ dan kan akmakta, Tecer sessiz , Yıldız yaylası duman bürünmüş , keder sarmakta , Timur’un yaktığı yerler , döktüğü kanlar bu acıya direnmekte,direnmekte gökyüzü nefretle dolmamak için ,bir baykuş dolanmakta vicdandan yoksun , ocaklar sönmekte yanan ateşin kininden…
Umut var imkansızlığın haykırışında,sevgi var,dostluk var;korkuya,kine nefrete yer yok Madımak’ta,kendilerinden çok gözü dönmüş güruhu düşünmekte bazıları;nasıl bu kadar alçalanabileceğini ,insanlığın nasıl bitirildiğini ; Hasret bağlama çalmakta Koçgiri yaylasını hayal edip, Pir Sultan’a sitem salmakta , semah dönülmekte alevlerin üstünde …35 can ,35 gül solmakta 37 insan ömürlerinden koparılmakta…
Ve içimizde hala nefrete yer yok,semahta avuçlar kardeşliğe açılmakta,incindik ama incitmedik,taşlara güllerle karşılık vermesini bildik,35 cana saygıyla…
insanoğlunun kendini dar dehlizlere hapsettiği bu geniş dünyada,paylaşılmayan,paylaşılamayan ne varsa uzaktır bana...ahirete yatırım yapıp cennetin ön saflarından yer kapmak gibi bir niyetimde yoktur,her ne yaparsam,ne yaşarsam bırakın kalsın bu cihanda...tutacaksam âma birinin elinden sadece yanmamak umuduyla kebapçı derim ben alemdeki tanrıya...tahammül edemem Hakkın varoldugunu kabul edenlerin yaptığı haksızlıga...
ezdirmem kendimi asla,dogmatik hiç bir şeyi kabul etmem ki bu yüzden her seferinde farklı